Nefesimin atmosferde kaybolduğunu hissettim bugün. Düşüncelerimin arasında sen vardın… Evet ! Biz yoktuk… Her sonuç bir sebepten önceydi. Beklentilerim vardı. Ve beklentiler hep yordu. Yoruldum. Şimdi ise, beklentisiz yaşamaya çalışıyorum. Beklentin ne kadar fazla olursa, o kadar kırılır kalbin. Hiç kimseden bir şey beklemiyorum artık. Herkesi karşılıksız seviyorum anlayacağınız. Ya da sevmiyorum kimseyi. Bir kitabı okurken, nasıl bir şeyler beklemiyorsanız kitaptan. Hayattan da beklemeyeceksiniz aslında …

O gece hayallerini bir bavula koymuştu. Ve gecenin en siyah kokusunda ayrılacaktı bu şehirden. Bir mucize bekledi. Bu şehirde kalması için bir neden aradı. Ufak bir şey gitmesini engelleyebilirdi. Belki suladığı bir çiçek, beslediği bir kedi ya da ne bileyim bir sevgili. Aslında gitmesi için çok fazla nedeni vardı. Ve anladı ki bu şehirde mutlu değildi. Gitmek en doğrusuydu, mutluluğa doğru…
Hani; ‘O’nsuz yaşayamam’ deme yaşarsın çünkü demiş şair. Çoğu insan öyle der. ‘O’nsuz da yaşarsın. Oysa yaşamak sadece nefes almak değildir. Mutlu olmaktır yaşamak, huzur bulmaktır. Gülmektir, sevmektir, konuşmaktır yaşamak. Ve ben sensiz yaşayamam. Nefes alırım evet. Ama yüzüm gülmez, huzur bulamam. Nefret ederim herkesten. Hiç bir şey bağlamaz beni bu hayata. Ölümü beklerim sadece. Bu yaşamak mıdır sizce ? Yaşamaksa yaşarsınız, ama ‘O’nsuz bir yaşam olur. Ne kadar tam olur ki yaşamın. Hep bir yanın eksik kalır. İşte ben, bütünüyle eksilirim hayattan. Yaşayamam sensiz..

Senin yokluğunda besleyip büyüttüm ben aşkımızı. Sen yoktun, belkide hiç olmamıştın ama ben vardım. Hep oldum ben. Aşkımız vardı sözlere karışmış… Nasıl bir şey lan bu? Bu kadar mı aç kalbim sevgiye ? Yalnızlık dostum olamadı bir türlü. Alışamadım işte ne var ? Kalp dedik, değerlidir dedik. Emanet ettik birine. Oyuncak etti kendine. ’ Sevmek ’ nedir bilmezken o, sevdik onu bir kere..